| Allı Şanlıurfa |
Şanlurfa'dayız...Bilinen en eski adıyla "Edessa"... Evet...Şanlıurfa peygamberler şehridir, doğru...Evet...Şanlıurfa "şanlı"dır. Tarihi yaklaşık M.Ö 2500 yıllarına kadar iner. Birçok sınır ilimiz gibi o da zorlukla katılmıştır ülke topraklarına. Allı şanlı olmuştur bu yüzden... Nedendir bilinmez özellikle tarihi dokusu yoğun olan,otantik ve mistik yerler beni daha çok etkiler. Urfa'ya gittiğinizde görürsünüz her peygamberin kaderine yazılmış ayrı ayrı hikâyeler olduğunu...Hissedersiniz az çok neler yaşadıklarını... Urfa'ya vardığımızda öğretmenevinde kalmayı planlıyorduk ancak rezervasyon yaptırmadığımız için ve tüm odalar dolu olduğu için konaklama imkanı bulamadık. Görevli arkadaşlar oradaki meşhur konaklama yerlerinden biri olan Gülizar Konuk Evi'ne yönlendirdiler bizi. Dar sokaklardan birinde Gülizar Konuk Evi... Yüz senelik konakken restauranta çevrilmiş. Aynı zamanda kalacak yerleri de var. Fiyatlar da gayet makul. Çok zengin sofraları var. Buğdaylı yoğurt çorbası, üzerine ezogelin çorbası, yanında salata ve ezme ve lavaş, üzerine karışık kebap, üzerine çiğ köfte, çay, mırra vs getiriyorlar. İsteseniz de bunların tümünden yiyemiyorsunuz. Ana yemek bittikten sonra yer sofraları toplanıyor. Gerçekten güzel bir yer ve yaz kış her akşam sıra gecesi yapılıyor. Yemek toplandıktan sonra sıra gecesi ekibi geliyor ve eğlence başlıyor. Eğlenceli bir gecenin ardından rahat bir uyku çekip sabah kahvaltısından sonra gezmeye başlıyoruz. |
|
|
Hani çok meşhurdur ya Balıklı Göl, oranın da ayrı bir mucizesi vardır... Su kanallardan akıyor. Çevredeki yapılar çok orijinal. Ben fotoğraf çekerken restorasyon çalışmalarının ne kadar başarılı olduğunu anlatıyordu rehberler... Adeta sezdirmeden iyileştirmişler Balıklı Göl'ü... Ateşin içindeki odunken suyun içindeki balığa dönüştüğüne inanılan balıklar...Yem atmadan önceki sakinlikleri ve yem attıktan sonraki didişmeleri çok farklı...Oradaki satıcılardan yem alıp balıklar besleniyormuş ama şimdilerde bunu yasaklamışlar. Çünkü çok yiyip ölebiliyorlarmış. Gel gelelim Balıklı Göl'ü Balıklı Göl yapan inanışa... Nemrut, Hz. İbrahim'i altta resmini gördüğünüz mancınıklardan aşağı attırmak istemiş... Aşağıda ise kocaman bir ateş ve ateşin içinde yine kocaman odunlar varmış...Odunlar, ateşin gürül gürül yanmasına neden oluyormuş...Hz.İbrahim, mancınıklardan ateşe atıldığında ateşler suya, odunlar balığa dönüşmüş...Bunun üzerine bir çok gayrimüslim müslüman olmuş... Bu durumu bize anlatan ise Şanlıurfalı çocuklar. Ellerine birkaç kuruş sıkıştırdınız mı oraya gelen turistlere tarihe dair ne var ne yoksa anlatıyorlar. Hatta bu balıkları tutan ve yiyen var mı diye sorduğumuzda tüm şaşkınlıklarıyla gözleri ayrılıyor çocukların..."Onlar yenir mi hiç abla,odun onlar " diyor. |
|||
Yine gördüğünüz yeşilliklerin içine Balıklı Göl saklanmış...Tabii daha geniş bir alana yayılmış bir hâlde... Fotoğrafta sadece bir kısmı görünüyor... Balıklı Göl'den mancınıklara çıkarken iki yol var...Biri yeraltındaki merdivenlerle ulaşımı sağlayan yol, diğeri yer üstündeki merdivenlerle ulaşımı sağlayan yol... Şanlıurfa tıpkı Mardin gibi ikiye ayrılıyor. Mardin'i eski ve yeni diye ikiye ayırmış halkı. Şanlıurfa da öyle. Bir yanı otantik ve mistik....Bir yanı ise alış veriş merkezleri, çarşıları ve iş hanlarıyla dolu...Turistik yerlerinde de ayrı çarşılar var. Şanlıurfa'ya ait, tarihe ait eşyalar satılıyor. Belirli yerleri tarihi doku bozulmadan, kayaların içi oyularak müze haline getirilmiş ve Şanlıurfa'ya dair eşyalar sergilenmiş... |
|
|
Ayrıca Balıklı Göl civarındaki hediyelik eşya satan küçük dükkanların içinde de Balıklı Göl'den taşmış balıklara rastlayabiliyorsunuz... Mesela küçük bir dükkanın tam ortasında...Alttan Balıklı Göl'e ulaşılabilen geçitler var. Cami avlusundan yukarıya baktığınızda bir kale görüyorsunuz...Tarihi Urfa Kalesi... Bir de çile doldurmak için küçücük bir kaya oyuğunda yıllarını geçiren Eyüp Peygamber var... Yüzü gözü yara bere içindeymiş...Yıllar sonra bir gün gelen vahiy üzerine topuğunu yere vurmuş ve su fışkırmış...Bu su, Hz.Eyüp'ü iyileştirmiş...O gün bu gündür akmaktaymış...Türbe, bu şifalı suyun yanında... Hz.Eyüp'ün türbesinden ayrıldıktan sonra Kızlar Sarayı'na uğradık. Burası Urfa'nın biraz dışında Viranşehir tarafında kalıyor. Süryanilere ait yapılar ve yer altı çarşısı var. Daha sonra dünyada nesli tükenmekte olan kelaynakları görmek için Birecik ilçesine gidebileceğimizi söylüyorlar ancak zaman kısıtlı olduğundan dönmek zorunda kalıyoruz. |
|||
Ikarus |
|||||||
Şanlıurfa
|
/ | Türkiye
|
|||||
2011 |
|||||||
|
|
|
Gezdim.Net @ 2011 |