Küllerinden Doğan Şehir: Prag  
       

Eski ile yeninin yan yana yaşadığı bir kent Prag. Nazilerin şehrin ortasına kadar gelen otaban yolu yaparak belkide bilmeden ihya ettiği kent, İkinci Dünya Savaşı’nın en büyük yıkımlarını yaşamış taş taş üstünde kalmamıştır. Yeniden onarılan kent saraylarına kadar bire bir inşa edilmiştir.Böylelikle eskinin ihtişamı bugüne kadar gelmiş yeni kuşaklara aktarılmıştır.

Şehirde öncelikli olarak görmenizi tavsiye edeceğim yer Astronomik Saat’tir. Her saat başı mekanizmanın içinden iyilik, ölüm vb. temsil eden 12 havarinin çıkması ile oluşan bu seremoniyi izlemek için yüzlerce turist meydana toplanmaktadır. Ardından çevrede bulunan kuklalarla dolu mağazalardan ve Prag’ın meşhur kristal mağazalarından çeşitli süs eşyası ve hediyelikler satın alabilirsiniz.

Astronomik Saat’in karşısındaki daracık sokaktan geçtiğiniz zaman solda eski nazi otoban yolu karşınızda ise Ulusal Müze’yi göreceksiniz. Bu müzenin giriş katında Çek Halkı’nın yaşam tarzını anlatan bir bölümle karşılaşacaksınız. Diğer katlarda ise yeryüzünde bulunan taşlardan oluşan maden müzesi, hiyeroglif müzesi ve en üst katta sigara müzesi bulunmaktadır. Bu müzede fotoğraf çekmek isterseniz ektra ücret ödemek durumundasınız…

Avrupa’nın her yerinde olduğu gibi Prag da çok sayıda kiliseye sahip ancak içlerinde öyle birtanesi varki yapımı tam 600 sene devam eden St. Vitus Katedrali. Yüzyıllarca krizlerden nasibini alan, nice imparatorlar gören bu kilise şehrin her yerinden görülebilen ihtişamıyla sizlerin ziyaretini bekliyor..

 

 

 

Burayı güzelce gezdikten sonra hemen yanındaki yol sizi küçük evleri ile anılan Golden Lane ‘e çıkaracak. Aslında buranın meşhur olmasının sebebi ünlü yazar Franz Kafka’nın burada bulunan bir evde yaşamış olması. Kafka’nın evinin biraz ilerisinde İşkence Müzesi’nin olması biraz manidar geldi bana. Müzeyi gezdiğinizde yabancıların bahsettiği meşhur Osmanlı İşkencesi’nin nasıl bir şey olduğunu görebilirsiniz. İşkence Müzesi’nin biraz ötesinde ise Oyuncak Müzesi buluyor. Eskiden annelerimizin döküntülerden kurtulmak için kaldırıp çöpe attığı oyuncakları görebilir sizlerden daha büyük insanların küçükken nelerle oynadığını ve şimdiki çocukların ne kadar şanslı ve bir o kadar da yalnız olduğunu anlayabilirsiniz...

Prag’a bir saat kadar uzaklıkta Kutna Hora İskelet Kilisesi’ne gitmeniz için işte size güzel bir neden… Bu kilise belgesellerde ve fotoğraflarda gördüğümüz Nazi İşkenceleri’nin ve buna maruz kalmış insanların ebedi izleri ile oluşturulmuştur. Kutna Hora’da yaşanmışlıklar ve gerçekler ete kemiğe bürünerek tokat gibi çarpıyor. Her ne kadar onca insanın ruhlarına saygısızlık yapılıp kemikleri ile bu kilisenin oluşturulsa da görülmeye fazlasıyla değer... Yine de size bir tavsiye, küçük çocuğunuz varsa buraya gitmek için bir kez daha düşünün...

Avrupa başkentlerinden hangisine gezmeye giderseniz gidin, modern sanatların her çeşidinin; dans, müzik ve eğlencenin, iç içe yer aldığını görebilirsiniz. Prag ise buna mimarisi ile de katkıda bulunarak, göz zevkinize de hitap ediyor.. Son olarak, mimarisi de adı gibi olan ve insan vücudundan esinlenerek yapılan Dans Eden Binayı ziyaret edebilirsiniz.

                 

 

 
 
   
Linus
     
Prag
/
Çek Cumhuriyeti
   
2011
 
Deneme

Gezdim.Net @ 2011